Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam

BALIKESİR ÜNİVERSİTESİNDE ŞOK

DÜNYA 30.06.2026 - 21:51, Güncelleme: 30.06.2026 - 21:51
 

BALIKESİR ÜNİVERSİTESİNDE ŞOK

BALIKESİR ÜNİVERSİTESİNDE ŞOK
BALIKESİR ÜNİVERSİTESİNDE ŞOK   BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ'NDE AKADEMİK PERSONELİN GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA VE SAHTECİLİK CEZASI İSTENDİ! Yüksek Lisans Tezi Uğruna Masum Vatandaşların İsimlerini Kullandılar, Faturayı SGK'ya Kestiler! Basın Davanın Peşini Bırakmıyor! Savcı, birden fazla kişi adına sahte evrak üretilmesi nedeniyle sanık personelin TCK 257/1 (Görevi Kötüye Kullanma) ve TCK 204/2, 43/1 (Zincirleme Şekilde Resmi Belgede Sahtecilik) maddeleri uyarınca cezalandırılmalarını kamu adına talep etti.     Balıkesir Üniversitesi’nde yürütülen bir yüksek lisans tezi kapsamında, haberi dahi olmayan masum vatandaşların adıyla sahte kan tahlili raporları düzenlendiği ve masrafların devlete fatura edildiği iddiasıyla açılan davada şok gelişmeler yaşandı. Kamuoyunun ve basının yakından takip ettiği skandalda, savcılık esas hakkındaki mütalaasını açıklayarak üniversite personeli hakkında "Resmi Belgede Sahtecilik" ve "Görevi Kötüye Kullanma" suçlarından ağır hapis cezaları talep etti. Akademik başarı ve unvan uğruna kamu kurumlarının ve masum vatandaşların nasıl alet edildiğini gözler önüne seren "üniversitede sahte tahlil" skandalında hesap verme günü yaklaşıyor. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 2023/385 Esas sayılı davada Cumhuriyet Savcısı, tüyleri ürperten usulsüzlüğün detaylarını ve sanık personeller hakkındaki ceza istemlerini açıkça ortaya koydu.   Haberleri Bile Yoktu: Vatandaşın Kanı Üzerinden Sahtecilik! Mahkeme dosyasına yansıyan kan dondurucu detaylara göre olay; Balıkesir Üniversitesi'nde Doç. Dr. İ. E.’in danışmanlığında, yüksek lisans öğrencisi S. Y. tarafından yürütülen "Kuvvet antrenmanında akut L-ARJİNİN suplemantasyonunun hormonal ve metabolik etkileri" konulu bir tez çalışmasıyla başladı. Araştırmada deneklerin kan tahlillerinin incelenmesi gerekiyordu. Ancak sanık personeller Y. S. ve D. D. tarafından sistem üzerinden yapılan tahlil istemlerinde tam bir skandala imza atıldı. Resmi tahlil sonuç raporlarında isimleri yazan vatandaşların aslında bu çalışmadan tamamen habersiz oldukları ortaya çıktı. Dosya kapsamında incelenen tahlil raporlarında, isim-soyisim kısmında başka kişilerin yazılı olmasına rağmen, bu evrakların üzerine el yazısıyla gerçekte kanı alınan deneklerden bambaşka şahısların isimlerinin eklendiği açıkça tespit edildi. Adı kullanılan vatandaşlar mahkemede tanıklık yaparak, söz konusu çalışmada yer almadıklarını ve hiçbir şekilde kan vermediklerini beyan ederek oyunu bozdu. Faturayı SGK'ya, Yani Millete Kestiler! Cumhuriyet Savcısı'nın mütalaasında yer alan en çarpıcı tespitlerden biri de usulsüzlüğün mali boyutu oldu. Üniversite bünyesinde yapılan bu sahte işlemlerin ve tahlil ücretlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) fatura edildiği ve bedellerinin devlet hazinesinden karşılandığı belirlendi. Raporda şimdilik 4.596,3 TL olarak kayda geçen kamu zararının, ünvan ve tez uğruna devletin kurumlarının nasıl suiistimal edildiğini tescillediği vurgulandı. Savcılık, sistemlere kan tahlili alınan şahıslarla başka şahısların isim ve bilgilerinin girilmesi eyleminin TCK'nın 204. maddesi uyarınca "Resmi Belgede Sahtecilik" suçunu oluşturduğunu altını çizerek belirtti. "Zincirleme Suç" Kapsamında Ağır Ceza İstemi! Balıkesir Üniversitesi Ceza Kurulu tarafından daha önce verilen kararda sanıkların "dolandırıcılık" suçundan da cezalandırılması gerektiği belirtilmiş olsa da, iddia makamı sanıkların şahsi bir menfaat elde etmediklerini, ancak eylemleriyle kamuyu zarara uğrattıklarını ifade ederek suç vasfını "Görevi Kötüye Kullanma" olarak değerlendirdi. Savcı, birden fazla kişi adına sahte evrak üretilmesi nedeniyle sanık personelin TCK 257/1 (Görevi Kötüye Kullanma) ve TCK 204/2, 43/1 (Zincirleme Şekilde Resmi Belgede Sahtecilik) maddeleri uyarınca cezalandırılmalarını kamu adına talep etti. Duruşmada söz alan katılan Balıkesir Üniversitesi Rektörlüğü vekili Av. S. E. ile SGK Başkanlığı vekili Av. T. Ç., mütalaanın lehe olan kısımlarına katıldıklarını belirterek, kurumlarını zarara uğratan ve isimlerini lekeleyen sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istediler. Basın Skandalın Takipçisi: Gözler Eylül Ayındaki Karar Duruşmasında!  Mahkeme sanık müdafilerine esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarını hazırlamaları için süre vererek duruşmayı 08 Eylül 2026’ya erteledi. Kamuoyunda infial yaratan, bilim ve güven tazelemekle yükümlü üniversite personelinin adının karıştığı bu organize usulsüzlük davasında basının gözü kulağı bir sonraki duruşmada olacak. Bilim yuvası olması gereken bir üniversitede, masum vatandaşların kişisel verilerini ve devletin bütçesini hiçe sayarak sahte evrak düzenleyenlerin alacağı ceza, tarafsız basınımız tarafından anbean takip edilerek kamuoyuna aktarılmaya devam edecektir. Gelişmeleri aktaracağız!   Haber: Mustafa GÖKÇE
BALIKESİR ÜNİVERSİTESİNDE ŞOK

BALIKESİR ÜNİVERSİTESİNDE ŞOK

 

BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ'NDE AKADEMİK PERSONELİN GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA VE SAHTECİLİK CEZASI İSTENDİ!

Yüksek Lisans Tezi Uğruna Masum Vatandaşların İsimlerini Kullandılar, Faturayı SGK'ya Kestiler! Basın Davanın Peşini Bırakmıyor! Savcı, birden fazla kişi adına sahte evrak üretilmesi nedeniyle sanık personelin TCK 257/1 (Görevi Kötüye Kullanma) ve TCK 204/2, 43/1 (Zincirleme Şekilde Resmi Belgede Sahtecilik) maddeleri uyarınca cezalandırılmalarını kamu adına talep etti.

 

 

Balıkesir Üniversitesi’nde yürütülen bir yüksek lisans tezi kapsamında, haberi dahi olmayan masum vatandaşların adıyla sahte kan tahlili raporları düzenlendiği ve masrafların devlete fatura edildiği iddiasıyla açılan davada şok gelişmeler yaşandı. Kamuoyunun ve basının yakından takip ettiği skandalda, savcılık esas hakkındaki mütalaasını açıklayarak üniversite personeli hakkında "Resmi Belgede Sahtecilik" ve "Görevi Kötüye Kullanma" suçlarından ağır hapis cezaları talep etti.

Akademik başarı ve unvan uğruna kamu kurumlarının ve masum vatandaşların nasıl alet edildiğini gözler önüne seren "üniversitede sahte tahlil" skandalında hesap verme günü yaklaşıyor. Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 2023/385 Esas sayılı davada Cumhuriyet Savcısı, tüyleri ürperten usulsüzlüğün detaylarını ve sanık personeller hakkındaki ceza istemlerini açıkça ortaya koydu.

 

Haberleri Bile Yoktu: Vatandaşın Kanı Üzerinden Sahtecilik!

Mahkeme dosyasına yansıyan kan dondurucu detaylara göre olay; Balıkesir Üniversitesi'nde Doç. Dr. İ. E.’in danışmanlığında, yüksek lisans öğrencisi S. Y. tarafından yürütülen "Kuvvet antrenmanında akut L-ARJİNİN suplemantasyonunun hormonal ve metabolik etkileri" konulu bir tez çalışmasıyla başladı. Araştırmada deneklerin kan tahlillerinin incelenmesi gerekiyordu. Ancak sanık personeller Y. S. ve D. D. tarafından sistem üzerinden yapılan tahlil istemlerinde tam bir skandala imza atıldı. Resmi tahlil sonuç raporlarında isimleri yazan vatandaşların aslında bu çalışmadan tamamen habersiz oldukları ortaya çıktı.

Dosya kapsamında incelenen tahlil raporlarında, isim-soyisim kısmında başka kişilerin yazılı olmasına rağmen, bu evrakların üzerine el yazısıyla gerçekte kanı alınan deneklerden bambaşka şahısların isimlerinin eklendiği açıkça tespit edildi. Adı kullanılan vatandaşlar mahkemede tanıklık yaparak, söz konusu çalışmada yer almadıklarını ve hiçbir şekilde kan vermediklerini beyan ederek oyunu bozdu.

Faturayı SGK'ya, Yani Millete Kestiler!

Cumhuriyet Savcısı'nın mütalaasında yer alan en çarpıcı tespitlerden biri de usulsüzlüğün mali boyutu oldu. Üniversite bünyesinde yapılan bu sahte işlemlerin ve tahlil ücretlerinin Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) fatura edildiği ve bedellerinin devlet hazinesinden karşılandığı belirlendi. Raporda şimdilik 4.596,3 TL olarak kayda geçen kamu zararının, ünvan ve tez uğruna devletin kurumlarının nasıl suiistimal edildiğini tescillediği vurgulandı. Savcılık, sistemlere kan tahlili alınan şahıslarla başka şahısların isim ve bilgilerinin girilmesi eyleminin TCK'nın 204. maddesi uyarınca "Resmi Belgede Sahtecilik" suçunu oluşturduğunu altını çizerek belirtti.

"Zincirleme Suç" Kapsamında Ağır Ceza İstemi!

Balıkesir Üniversitesi Ceza Kurulu tarafından daha önce verilen kararda sanıkların "dolandırıcılık" suçundan da cezalandırılması gerektiği belirtilmiş olsa da, iddia makamı sanıkların şahsi bir menfaat elde etmediklerini, ancak eylemleriyle kamuyu zarara uğrattıklarını ifade ederek suç vasfını "Görevi Kötüye Kullanma" olarak değerlendirdi. Savcı, birden fazla kişi adına sahte evrak üretilmesi nedeniyle sanık personelin TCK 257/1 (Görevi Kötüye Kullanma) ve TCK 204/2, 43/1 (Zincirleme Şekilde Resmi Belgede Sahtecilik) maddeleri uyarınca cezalandırılmalarını kamu adına talep etti.

Duruşmada söz alan katılan Balıkesir Üniversitesi Rektörlüğü vekili Av. S. E. ile SGK Başkanlığı vekili Av. T. Ç., mütalaanın lehe olan kısımlarına katıldıklarını belirterek, kurumlarını zarara uğratan ve isimlerini lekeleyen sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istediler.

Basın Skandalın Takipçisi: Gözler Eylül Ayındaki Karar Duruşmasında!

 Mahkeme sanık müdafilerine esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarını hazırlamaları için süre vererek duruşmayı 08 Eylül 2026’ya erteledi.

Kamuoyunda infial yaratan, bilim ve güven tazelemekle yükümlü üniversite personelinin adının karıştığı bu organize usulsüzlük davasında basının gözü kulağı bir sonraki duruşmada olacak. Bilim yuvası olması gereken bir üniversitede, masum vatandaşların kişisel verilerini ve devletin bütçesini hiçe sayarak sahte evrak düzenleyenlerin alacağı ceza, tarafsız basınımız tarafından anbean takip edilerek kamuoyuna aktarılmaya devam edecektir. Gelişmeleri aktaracağız!

 

Haber: Mustafa GÖKÇE

Balıkesir HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.